Bir önceki yazımızda kışın güzel yanını edebiyattaki bazı tezahürlerini paylaşmıştım. Şimdi yaklaşık bir haftadır süren karakış – aslında bu sözü de hiç sevmem kış beyaz karla gelir neden karakış olsun ki- toplumu nasıl sürklase ettiğini yazmak istedim.
Öncelikle belirteyim ki, bu sabah evimin sularının donduğunu ve onu açmak için birkaç defa yanma riskiyle karşılaştığımı düşünürsek batının ne denli kışa hazırlıksız olduğunu kendi tecrübelerimizle görmüş oluyoruz.
Sokaklarda arabalarımız kalır birkaç gün geçip de kar yerden kalkmayınca hareket ettiremeyiz. Oto kaporta boya ustaları bu aylara kadar biriken tüm borçlarını kapatma şansını yine kara kışa borçludurlar. Karda araç kullanmayı beceremeyen sürücülerimiz, - özellikle şoför demiyorum çünkü o bir meslek erbabının ismidir- sanayicilerimiz için kış aylarında can simidi olmaktalar. Mega kentlerimiz beyaza bürünür bürünmez” kar çilesi bıktırdı” karakışa teslim olduk” türünden başlıklar atan gazeteleri okuruz. Televizyonlarda yenilik( haber) sıkıntısı çeken muhabirler yolda kaldıklarında kendilerini bile haber yaparak eğlenirler. Haber programlarının en azından dörtte üçünde kış haberleriyle sunum yaparlar. Hatta buzda kayıp düşen ablaları teyzeleri bile maharetmiş ya da habermiş gibi yansıtırlar.
Bir kaç parmak kar yağması ile hemen okullar tatil edilsin yaygarası koparılır-hoş bu kar sömestr tatilinde yağdı- eğitimin modu bozulur endişesi taşınmaz, öğretmen ve öğrencilerin karlı günlerde de okulda bir şeyler öğrenmeleri gerektiği, eğlenmeleri gerektiği göz ardı edilir.
Yüksek hızlı trenimiz bile “yazlık hızlı trene” dönüşüverir kış günlerinde. Normal zamanda bir buçuk saatte gitti güzergâha yaklaşık 4 saatte giderler. Sonra bundan usanan yolculardan birisi de yukarda tırnak içinde ifade ettiğim yazlık hızlı tren sözünü aktarıverir.
Hava alanları iptal edilen uçaklarla, kızgın yolcularla, banklarda uyuyakalan bekleşen mağdurlarla dolar. Merak ediyorum, yaklaşık on bir ayı kış olan Alaska’ da bile uçak iptalleri yaşanmazken bu teknolojik çağlarda neden yüz bilmem kaç tane sefer iptal olsun?
İngiltere’de bilimsel bir araştırma yayımlandı geçtiğimiz günlerde. Avrupa mini buzul çağına giriyormuş. Aman ha diyelim! Ülkemiz insanı ne yapar öyle bir durumda ? ya güneye doğru göç edeceğiz, ya da kışla karla yaşamayı öğrenceğiz. Acil uyarı çığlıkları atmadan , dikkat etmesini bireysel olarak bizler öğreneceğiz.
Su saatlerimizin izolasyonu yapılacak, yolarımızda buzlanma erken uyarı sistemleri olacak, sürücülerimiz, birkaç saatlik pratiğin ardından ehliyet alamayacak, birkaç yıllık stajyerlik dönemlerini geçirecek, bunun içinde kışın araç kullanma sınavı da olacak, hava alanlarımızda kışla mücadele ekiplerinin eğitimleri tam anlamıyla yapılacak, araç lastikleri kışa uygun olmayan araçlar trafikten men edilecek, ya da uygun hale getirilmesi sağlanacak, tuzlama ile olmayan donla mücadele yerine buzda yürümeyi ve araç kullanmayı öğrenecek bu millet….
Uzun bir paragraf cümlesi olduğunun farkındayım. Unuttuğum bir yön varsa lütfen siz altına yorum olarak ekleyiniz.
Kış güzeldir bu güzelliği kaçırmayın.