E-mail Girişi
Atak Mail Haber
Ara
   
GüncelEkonomiPolitikaSporDünyaSanatKadınSağlıkTeknolojiYaşamMagazinMedyaModaYazarlar
Cemalettin Yazıcı
546 okunma
A | A | A  
 

Çocukların Dilinden

 Büyükler her zaman bir meseleye yaklaşırken, kendi ölçüleriyle bakmaya çalışırlar. Bunlardan biriside, çocuklarıyla iletişim kurmadır. Onların ruh dünyalarına girebilmek için, çocuklarınızın görüşlerini aldığınız olur mu? Acaba bunu yaparsak ne kaybeder, ne kazanırız. Aşağıdaki yazı 12-15yaş arası bir grup öğrencinin; “İyi bir anne ve baba sizce nasıl olmalıdır?” sorusuna vermiş oldukları cevaplardır. Hepimizin alacağı dersler olur kanaatindeyim. Sözü çocuklarımıza bırakıyorum.

Anne;  Bizi dokuz ay karnında taşıyıp acılar çeken, bizi büyütüp bize emek veren, fedakâr insandır.

Baba;  evimizin reisi derler.  Bize yemez yedirir,  giymez giydirir,  onların bize yaptıkları fedakârlık karşısında,  ana ve babamızın haklarını ödeyebiliyor muyuz?  Ben bir anne olsaydım;  ilk önce çocuk daha bebekken o, ağladığında onun istediği her şeyi yapmazdım.  Daha sonra çocuğuma küçükken giyinme adabını öğretmeye çalışırdım.  Ona 5-6 yaşına kadar fazla abur cubur almazdım ve tutumluluğu öğretirdim.  Çocuğuma aldığım çikolata vb. yiyecekleri başkalarıyla birlikte yemesini öğretirdim.

Eğer paylaşmayı öğrenmezse cimri ve başkalarıyla geçinemeyen bir çocuk olur.  Onu sık sık yürüyüşe çıkarırdım.  Çocuk küçükken, dışarıda çalışmayıp, onu eğitmeye çalışırdım.  Onun en iyi ortamlar içinde bulunmasını sağlardım. Televizyonlarda yayınlanan ve ahlaktan bihaber olan programları,  dizileri ve çizgi filmleri izletmezdim.  Bunun yanında vahşet içerenleri de.  Onları izletmek yerine, bu kısıtlamayı bir yasak saymaması için (Çünkü yasaklar çiğnenmek içindir) bu zaman diliminde onu eğlendirebilecek bir takım şeyler üretirdim.  Çocuğuma  “Babanı mı yoksa beni mi daha çok seviyorsun?”  ya da “Arkadaşlarını mı benden daha çok seviyorsun?”  gibi onu etkileyecek saçma sapan sorular sormazdım.

Çocuğumu daha başarılı kişilerle kıyaslamazdım. Arkadaş takibini iyi yapardım. Her gittiği yere onunla gitmezdim.  Hatta yapabileceği şeyleri yapmasını isterdim.  Örneğin;  eğer evimiz yakınsa elektrik,  su faturasını yatırmasına izin verirdim.  Bu şekilde zamanla işlerini kendi halletmeyi,  kendi ayakları üzerinde durmayı öğrenecektir. Çocuğumun bir müzik aleti çalmasını veya uzak doğu sporlarından biriyle ilgilenmesini sağlardım.  Onun ev ödevlerini takip ederdim.  Ondan yapamayacağı şeyleri beklemez ve yaptırmazdım.  Bir anneden çok bir arkadaş gibi yaklaşırdım, okulda olan hatalarından dolayı, onu ve arkadaşlarını ne suçlar ne de korurdum.  Sorunu en kısa yoldan halletmeye çalışırdım.

Çocuğu dayakla değil, daha etkili bir yöntemle eğitirdim.  Örneğin bakışlarımla,  büyüklerinin yanında nasıl oturacağını öğretirdim.  Bence tüm anne ve babaların bunları uygulamaları gerekir.  En önemlisi ise; koyduğu kurallardan taviz vermemelidirler. Çocukların her dediğini yaparlarsa, bu isteklerin önü alınmaz, içinden çıkılmaz sıkıntılara girilmiş olurlar. Sabırlı olmalılar, anlayış ve hoşgörüyü elden bırakmamalıdırlar. Her anne ve baba, çocuklarını dinlemeli, onları sevdiğini davranışlarıyla hissettirmelidirler. Yeri geldiğinde:“Hayır” demesini bilmeliler. Çocuğun kötü ortamlarda bulunmalarına engel olunup, iyi bir çevre kazandırmalıdırlar. Anne ve baba gerektiğinde çocuğundan özür dilemesini bilmeli, bunu gurur meselesi yapmamalıdırlar. Onu başkalarıyla karşılaştırıp eleştirmez, eksik olduğu konularda yardımcı olurdum. İyi bir anne ve baba merhametli ve affedici olur, çocuğunun yapmasını istediği ve istemediği şeyleri nazikçe yaptırmalıdırlar.

Çocuklarıyla arkadaş gibi konuşmalı, dertleşmeli onlara yol göstermelidirler. Çocuk doğmadan terbiyesinin başlaması ve doğduktan sonrada devam etmesi gerekmektedir. Yeri geldiği zaman çocukla çocuk olmasını bilir, onun seviyesine inerek, gönlünü almalılar. Anne ve baba çocuklarından kusursuz olmasını beklememeli, hatalarından ders çıkarmasına fırsat vermelidirler. Yapmış oldukları iyilikleri, başa kakmamalıdırlar. Çocuğunun üzüntü ve sevinçlerini paylaşmalıdırlar. Kardeşler arasında yapılan ayrım onların kötü yollara düşmesine sebep olur. Çocuklar sık sık dövülüp, azarlanmamalı, yeri geldiğinde onunla çocuk olmasını bilmelidirler. Anne ve babalar çocuklarına güven vermelidirler. Unutmayalım ki her çocuğun biraz şımartılmaya ihtiyacı vardır.        

   
  A | A | A  
01.02.2012 20:55:57   546 okunma      
 
 

 

E-mail :
Şifre :
     
Sitemize daha önce üye oldu iseniz üye girişi yapınız.

Şifremi Unuttum     Yeni Üyelik

 

Adınız :
 Soyadınız :
E-Posta Adresiniz :
Şifreniz :
(Min. 6 karakter)
Şifreniz(Tekrar) :
Güvenlik Kodu :
Güvenlik Kodunu Yazınız :
    Tüm Bilgileriniz Gizli Tutulacaktır.
Atak Mail Sitesine neden üye olmalıyım?
Atak Mail Portal Size Ücretsiz Servisler Sağlar ve Hayatınızı Kolaylaştırır.
Atak Mail Alışveriş, 128 bit SLL güvenlik sertifikası ile %100 güvenli alışveriş garantisi verir.
Atak Mail , Müşteri hizmetlerinden destek alabilirsiniz.